|
TAZMİNAT DAVASI Haksız fiilden doğan tazminat talebi
HAKSIZ FİİL Borçlar Kanunu Madde 41 Zarar bir kimsenin malvarlığında
rızası dışında meydana gelen azalmadır. Malvarlığının zarar verici fiil
olmasa idi bulunacağı durum ile fiil sonucu aldığı durum arasındakı fark
zararı teşkil eder. Zararın gercek miktarını ispat davacıya düşmektedir.
Ancak bazı durumlarda bunun ispat edilmesi göründüğü kadar kolay
değildir. Eger zararın miktarını ıspat mümkün olmazsa hakim olayın
olağan cereyanına göre bir mıktar belirler. Hakim her tazminat talebinde
değil sadece mikatarı tespıt olunamayan ispat güçlüğü içinde olan
davalarda bu yolu kullanır. Hakimin takdir yetkisini kullanmasına imkan
sağlayacak delilleri ibraz etmek davacıya duşer. Yargıtay zararın
meydana geldiği tarihin zarar mikatarında esas alınacak rakam olduğunu
belirtmektedır. Aynı zamanda haksız fiil sebebıyle mağdur bir yandan da
bir takım kazançlar elde etmiş ise bu kazançlar zarar miktarından
düşülecektir. Buna da denkleştirme denir. Ancak denkleştirme yapılırken
haksız fiile uygun illiyet bağı çerçevesınde elde edilen yararlar
dikkate alınır. Her türlü kazanç dikkate alınmaz. Zarar tayin
edilebilecek tazminatın üst sınırını belirler. Zararın para ödenerek
giderilmesi kararı esas itibariyle toplu bir meblağın ödenmesını
öngörür. Şayet istikbaldeki zararların karşılanması söz konusu ise irat
biçiminde ödenmesi kararlarşıtırılabilir. Bunun dışında mağdura para
ödenmesi dışında bir yolla zararın giderilmesi kararı verilebilir. Yok
edilen bir malın yenisinin verilmesi, tahrip edilen bir malın tamiri bu
durumlara örnektır. Tazminat miktarı tayin edilirken bir taraftan failin
kusurunun derecesi diğer taraftan hal ve mevkiin icabının yanı sıra
olayın özelliklerinin dikkate alınması gerekır. Mağdurun rızası ya da
muterafık kusuru ya da mağdurun sorumlu olduğu başkaca sebepler varsa bu
hususlar tayin edilecek tazminatta tenkıs sebebi olacaktır. Haksız fiil
sebeıyle hükmedilecek tazminatta şayet failin hafif kusuru var ise bu
durumun ayrıca tazminatın tenkısıne yol açacağını belirtmek gerekir.
MANEVİ TAZMİNAT Borçlar Kanunu Madde 49
Borçlar kanununda düzenlenen manevı tazminat talebinin gündeme
gelebilmesi için gerekli olan şartlar şunlardır: 1-) Bir kimsenin
şahsiyet hakkına hukuka aykırı bir tecavüz yapılmalıdır 2-) Bir manevi
zara bulunmalıdır. 3-) İllyiet bağı bulunmalıdır 4-) Davalının sorumlu
olmasını gerektıren veya kusursuz sorumluluğunu gerekiren bir halı
bulunmalıdır. Manevi zarar talep edilirken şahsiyet hakkına hukuka
aykırı tecavüzle manevi zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.
Manevi tazminat davasında taraflar; Davacı, şahsiyet hakkına hukuka
aykırı tecavüzde bulunulan şahıs açabilir. Davalı ise şahsiyet hakkına
hukuka aykırı tecavüzde bulunan kişidir. Manevi tazminat davasınının
konusu mutlaka paradır. Bunun yerine başka bir şeye karar verilmesini
hukuk kurallarımız öngörmemiştir. Ancak hakime bu tazminatın ödenmesi
yerıne diğer bir tazminat suretini ikame ya da ilave edebilme veya
tecavüzü kınayan bir karar vermekle yetinme ve bu kararın basın yolu ile
ilanına hükmedebilme yetkisi verilmiştir. Davacı hukuka aykırı tecavüze,
manevi zararın varlığını, tacavüzle zarar arasındaki uygun illiyet
bağını davalının kusurunu veya kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir
durumunun varlıgını ispat etmekle yükümlüdür. Mahkeme davacının talebini
haklı görürse davalıya davacıya ödenmek uzere bir miktar para ödemeye
mahkum eder. Mağudurun çektiği acı ekonomik durumu davalının ekonomik
durumu gibi somut olaylar da dikkate alınarak bir karar verilir. Hakim
davacının talebinden daha yüksek bir bedele re’sen hükmedemez. Hakim
kararın basın yolu ile yayımlanmasını ya da kınama kararı da somut
olayın şartlarına göre verebilir. Tapu Sicili Tazminat
Kusursuz sorumluluk hali olarak düzenlenmiş olan bu sorumluluk için
aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekmektedır 1-) Herhangi bir zarar
bulunmadıkça devletin sorumluluğu da gündeme gelmez 2-) Zarar tapu
sicilinin hukuka aykırı olarak tutulmasından ileri gelmiş olmalıdır.
Devlet tapu sicili ile ilgili olmayan zararlardan sorumlu değildir. Tapu
sicilinin tutulmasında hukuka aykırılık yoksa devletin sorumluluğu yine
gündeme gelmez. Diğer husulara ilişkin olarak haksız fiil hükümleri
uygulanır. Şayet zarar memurun kusurundan ileri gelmişse devlet ödediği
tazminatı memura rucu edebilir. |